Eğer planınız bir yıllıksa pirinç ekin,planınız 10 yıllıksa ağaç dikin.Şayet planınız 100 yıllıksa çocukları eğitin’demiş Çinli Ünlü düşünür Konfüçyüs..
Peygamberlik mesleğidir öğretmenlik.Öğretmenlik mesleği parası için yapılmaz.Aşk ,sevgi işidir.Çocukları sevmeyen bu meslekten tat alamaz.25 yıllık meslek hayatımda çok zorlu süreçler yaşadım.Her mesleğin zorlu tarafları olduğu gibi,bizim mesleğimizin de özellikle ilkokul sınıf öğretmenliğinin en zorlu tarafı kendini beğenmiş,kibirli,çok bilmiş bazı velilerin ortaya çıkmasıdır.Hiçbir veli baskısına boyun eğmeyin arkadaşlar.Sizi çok bilmiş bazı velilerin cimere de şikayet edeceğini bilseniz bile asla bildiğiniz yoldan sapmayın.Doğru bildiğinizi mutlaka uygulayın.Önemli olan sepetteki sağlam elmalardır.Sepetteki birkaç çürük elma yüzünden sağlam elmalardan da olmayın.Birinci sınıftan aldığınız bir sınıfı okuturken bir yıllık olarak plan yapmayın.4 yıllık plan yapın.Yaptığınız ,yapacağınız bazı etkinlikleri sınıfınızda birkaç öğrenci yapamayabilir.Sınıf seviyesinin altında kalabilirler.Bu gayet normaldir.Bir sepet elmada tabiiki çürükler de çıkar.Biz önce sağlamları ayırır,o elmalardan tatlılar,kompostular,marmelatlar yaparız,çürük olanların da çürük taraflarını kesip atarız onlardan da marmelatlar yaparız.Hiçbir elmayı atmayız.Kaynaştırma öğrencilerimiz var,iyep öğrencilerimiz var,destek eğitimi sınıflarımız var.Bakanlığımız zaten onlara gerekli özeni gösteriyor.
Öğretmenlik mesleği aynı zamanda anne babalığa da benzer.Hiçbir anne baba evlatları arasında ayırım yapmaz.Hepsini sever.Hepsine aynı mesafede olur.Öğretmenlikte de aynıdır.Tüm çocuklar eşittir.Hepsine aynı mesafede oluruz.
Öğretmenlik mesleği sevgi işidir,aşktır.Öğretmen -öğrenci gül ile yaprak gibidir.Yaprak nasıl gülü sıcaktan soğuktan rüzgardan fırtınadan korursa ;öğretmen de öğrencisini ona zarar verecek şeylerden korur,ona hayatı öğretir,eğitir.İlerde vatanına milletine faydalı bir vatandaş olması için uğraşır.
Öğretmen sınıfa girdiğinde karşısında çocukları görmez.Eğer planınız 100 yıllık değilse siz sadece çocuk görürsünüz karşınızda.Sınıfa girdiğinizde karşınızda Mustafa Kemal Atatürkler,Recep Tayyip Erdoğanlar görmelisiniz.Bugünün küçükleri ama yarının büyükleri olan idarecilerini,yöneticilerini göreceksiniz.Yarınlarımızı teslim edeceğimiz bu çocukları,çocuk olarak değil,yarının yöneticileri,belediye başkanları,milletvekilleri,valileri,kaymakamları olarak görmeliyiz.
Öğretmen,öğrencisinin gözüne baktığında ondaki ışığı görmelidir.Bir aşık maşuğunun gözlerine baktığında,o gözlerde cenneti görür.Ey güzel Allahım,senin yarattığın kulun bu kadar güzelse, kimbilir sen ne kadar güzelsindir der ve o aşık ilahi aşka kavuşur.İşte öğretmen de çocuğa bakarken,onu çocuk olarak değil;onu yarının büyüğü, idarecisi olarak görür o şekilde o çocuğu yetiştirirse;o çocuk ileride bir makama geldiğinde kendisini yetiştiren öğretmenlerinin hakkını da verir.
Bizler hangi şartlar altında olursak olalım,önce mesleğimizi sevelim.Sonra çocukları sevelim ve onları çocuk olarak değil,yarının idarecileri olarak görüp,ona göre yetiştirelim.Bu duygular içinde 24 Kasım öğretmenler gününüzü kutluyorum.Sağlıkla kalın.Sevgiyle yaşayın